Neleri nelere değişiyoruz? Değer mi acaba diye durup düşünmeden.Sevdiğimiz için gecenin ikisinde yol kat edilmiyorsa, uyku tatlı geliyorsa....Hangi zamanı kimlerden çalıyoruz, çantada keklik gibi gördüklerimizden...
Bir gün sana aşık olacağımı seni ilk gördüğümde anlamıştım o mağrur bakışların ardındaki seni görmek hiçte zor olamadı. Sevdim seni adam gibi....Yok oluşumuzun nedeni olarak...
hacet yok hatirlatmasina seni hatiralarinbir dakika bile çikmiyorsun aklimdankoşar gibi yürüyüşünkaranlikta bir işik gibi aydinlik gülüşünhacet yok hatirlatmasina seni hatiralarinuzak uzak yildizlarla çevrilmiş kainatinkaranlik boşluklarinda...
Bir garip mengene yüreğimi sıkarBir kuşun kanadının gölgesi düşse yüreğineKıskanırım.Ben mavzerde fişekBen ki kını da bıçağımGökyüzünü paslı bir maviyeYeryüzünü kızıla boyarımİsterim ki mutluluk gölgen olsunGözlerinin...
Sen benim hiçbir şeyimsinYazdıklarımdan çok daha azHiç kimse misin bilmem ki nesinLüzumundan fazla beyazSen benim hiçbir şeyimsinVarlığın yokluğun anlaşılmazGaliba eski liman üzerindesinNasıl karanlığıma bir yıldız...
keskin bıçak aşkının kestiği damarımdan fışkıran ayrılığı intihar ediyorum kırık şakaklarıma yapıştırdığın teselliyi dudağımda uçuklattım gidiyorsun yağmurun kızı çekmişsin pimini ayrılığa gözlerinden ağrılar sızıyor çığlığını...
Bir;Biliyorum, bugün üç beş cümle kandırmayacak seni. Yazıyorum kara kalem mi, yoksa çalakalem mi? bilmiyorum. Yazıyorum içimden geldiği gibi.Sana şimdi borçluyum çünkü sen "Geleceğimsin", dolu...
Bu sabah da senden vazgeçtim, bütün sabahlar gibi...güneşin ilk ışıklarına vererek umutlarımı,oyuncak dünyamın kapılarından çıkıp,girdim insan kalabalığına...bu sabah da senden vazgeçtim,kanlı bir gülücük dudağımda...Bu sabah...
Gene aynı yerden yazıyorum sana... Sen aynı yerde misin bilinmez. Sevgilim gidişinin arkasından aylar geçti, yıla döndü. Belki geleceksin diye bekledim. Gelecek misin?Giden unutulurmuş bebeğim.....
Üç arkadaşlardı;Üç can yoldaşı,üçüde aynı köyde doğmuş,aynı okullardaokumuşlardı,aynı takımı tutuyorlardı.Yazık! aynı kaderi paylaştılar...Saat üç tü üçüde uyuyordu...kimine göre üç saniye sürdü kimine göre üç dakika...onlar...
Bir masaldı... O gün Çengelköy rengarenkti, Selamını bıraktığın yerden alırken. Bir serçe de buseni bıraktı yanağıma, Emanet etmişsin gitmeden önce ona… Bilsen o buse ne...
İnsan için biricik teselli ve neşe kaynağı "GÖZYAŞLARI" dır. Doyulmayan manevî hatların galeyana-cuş'a- gelişiyle göz pınarlarının akışı.. Ne tatlı ne hoş... Gözyaşları! Bazen inci taneleri...
Yüzün geçmişten kalanAşka tarif yazdıranBir alaturka hüzünYüzün kıyıma vuranAnne karnı huzurÇocukluğumun sesiSenden banaŞimdi zamanı sızdıranŞımartılmamış aşkınSessizliğe yakınKimbilir kaç yüzyıldırSarılmamış kollarınSisliydi kirpiklerinVe gözlerin yağmurluYorulmuşsunHakkını almış yıllarınElfidaBir...
Sabah seher vaktinde yola çıkmak istiyordu… Yola çıkmak… Sessiz, sakin ve arkasına dönüp bakmadan…Çocuk sayılabilecek yaşlarda babası onu arabayla gezmeye çıkarttığında sorardı kendisine: “Nereye gidelim...
BU GÜNDEN YARIN GÖRÜNÜR… Sesimiz yankılanır, bize döner. Tutumlarımız, tercihlerimiz, yaptıklarımız da geleceğin dağlarında yankılanıyor ve bir şekilde bize dönüyorlar. Dünkü çabalarımız aksedip, bugün...
Okumadan atladıgın sayfalar Hayatının kırık notlarıdır Anılar,simdi o yorgun sular Bu siirin kanayan ruzgarıdır Her ırmak kendi göğüne yaslanır Her kus kendi göğünü gök sanır Sahiplenerek yürüdüğün o ömür var...
"Dostlarınızla öyle yaşayın ki,düşman olduğunuzda, söyleyecek şeyleri olmasın. Düşmanlarınızla öyle yaşayın ki, dost olduğunuzda, yüzü kızarmasın." Bir gün evinizden çıkıp bir gül bahçesine girin, dokunun...
Zordur Ankara’da aşık olmak Yalnızların şehridir Ankara Her köşe başında Kafası yere eğik Gözleri yaşlı Yüreği yorgun Sevda sıyrıklarıyla dolu Elinde sigarası Gönlünde sevdası Umutsuzluktan...